Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/780 E. sayılı kararında, 'kalleş' sözcüğünün TDK tanımına başvurularak eleştiri niteliğinde kabul edilmesi, ceza hukukundaki 'kanunilik ilkesi' ve 'kıyas yasağı' açısından nasıl değerlendirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288513

Bu durum, ceza hukukunun temel ilkeleriyle uyumlu bir yorum tekniğidir. 'Kanunilik ilkesi' (TCK m. 2), bir fiilin suç sayılabilmesi ve cezalandırılabilmesi için kanunda açıkça tanımlanmış olması gerektiğini ifade eder. TCK m. 299 'hakaret eden' demekle yetinmiş, hakaretin tanımını yapmamıştır. Bu boşluk, TCK m. 125'teki tanım ve Yargıtay içtihatlarıyla doldurulmaktadır. Yargıtay'ın bir kelimenin hakaret olup olmadığını belirlerken TDK sözlük anlamına başvurması, keyfi bir yorumu önlemeyi ve kelimenin toplumdaki objektif anlamını esas almayı amaçlar. Bu, 'kıyas yasağı'nın ihlali değildir. Kıyas, kanunda düzenlenmeyen bir durumu, benzer bir durum için öngörülen kurala benzeterek cezalandırmaktır. Oysa burada yapılan, kanunda geçen 'hakaret' kavramının kapsamını belirlemek için objektif bir yorum aracına (sözlüğe) başvurmaktır. Bu, daraltıcı bir yorum olup, sanık lehinedir. Mahkeme, 'kalleş' kelimesinin sözlük anlamının, TCK m. 125'in aradığı 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı veya sövme' tanımına tam olarak uymadığı, daha çok bir davranış biçimini niteleyen bir eleştiri olduğu sonucuna varmıştır. Bu, kanunilik ilkesinin gereği olan 'belirlilik' ve 'sanık lehine yorum' ilkelerinin bir uygulamasıdır.