TCK m. 299 kapsamında, Cumhurbaşkanına ait olduğu iddia edilen bir ses kaydına veya görüntüye atıfla yapılan bir paylaşım, eğer bu kaydın sahte olduğu sonradan ortaya çıkarsa, yine de suç oluşturur mu? 'Gerçeklik ve güncellik' unsuru bu durumda nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288509

Bu durum, ifadenin 'eleştiri hakkı' kapsamında kalıp kalmayacağının değerlendirilmesinde önem taşır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1106 E. sayılı kararında, eleştiri hakkının hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilebilmesi için 'açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması' gerektiği belirtilmiştir. Eğer bir kişi, sahte olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği bir ses kaydına veya görüntüye dayanarak Cumhurbaşkanına hakaret veya iftira niteliğinde bir isnatta bulunursa, bu eylem 'gerçeklik' unsurundan yoksun olduğu için ifade özgürlüğü veya eleştiri hakkı korumasından yararlanamaz. Bu durumda failin kastı, gerçeği ortaya çıkarmak değil, sahte bir materyal üzerinden kişiyi küçük düşürmektir ve TCK m. 299'daki suç oluşur. Ancak, eğer fail, paylaşım anında kaydın gerçek olduğuna makul bir şekilde inanıyorsa ve bu inancı kamuoyundaki genel algı veya haberlerle destekleniyorsa, kastının tespiti zorlaşır. Bu durumda mahkeme, failin kastını, paylaşımın yapıldığı andaki bilgi ve koşullara göre değerlendirecektir. Yine de, sahte olduğu ortaya çıkmış bir materyale dayanarak yapılan onur kırıcı bir isnat, 'gerçeklik' şartını taşımadığı için hukuka uygun kabul edilmeyecektir.