TCK m. 299 kapsamında, sanığın eyleminin 'doğrudan Cumhurbaşkanını halk nezdinde küçük düşürücü, onur ve saygınlığını zedeleyici, isnatlarda bulunmak' niteliğinde olması ile 'ağır eleştiri' olması arasındaki temel fark, ifadenin 'içerik derinliği' ve 'sloganik' olup olmamasıyla nasıl ilişkilendirilir? (Yargıtay 16. CD 2016/6928 E.)
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6928 E. sayılı kararında, 'katil, yezit, teröristleri besleyen' gibi ifadeler, 'ağır eleştiri' sınırlarını aşan hakaretler olarak kabul edilirken, bu nitelemenin gerekçesi olarak ifadelerin 'anlam ve içerik derinliğinden yoksun, sloganik tarzda aşağılayıcı' olması gösterilmiştir. Bu ayrım, ifadenin amacını ve niteliğini analiz etmeye dayanır: 1) İçerik Derinliği: Ağır eleştiri, genellikle bir politika, eylem veya düşünceye yönelik, bir argümana dayanan, kamuoyu tartışmasına katkı sağlama potansiyeli olan bir ifadedir. İçerik derinliğinden yoksun ifade ise, bir argüman sunmaktan ziyade, sadece kişiyi aşağılamayı, etiketlemeyi ve küçük düşürmeyi hedefler. 2) Sloganik Olma: Sloganik ifadeler, analitik bir değerlendirme içermeyen, tekrara dayalı, kitleleri kışkırtmaya veya belirli bir algı yaratmaya yönelik kalıp yargılardır. Bu tür ifadeler, düşünce özgürlüğünün koruma amacı olan kamusal tartışmaya hizmet etmez, aksine onu zehirler. Yargıtay'a göre, 'katil' gibi bir ifade, bir siyasi eleştiri veya analiz sunmak yerine, doğrudan kişiyi şeytanlaştıran sloganik bir saldırıdır. Bu nedenle, bir ifadenin kamusal bir tartışmaya katkı sunma potansiyeli taşıyıp taşımadığı ve bir argümana dayanıp dayanmadığı, onun eleştiri mi yoksa hakaret mi olduğunun belirlenmesinde önemli bir ölçüttür.