TCK m. 299'da yer alan 'Adalet Bakanı izni', CMK m. 223/8 uyarınca bir 'dava şartı' mıdır? Bu şartın yokluğunda mahkemenin 'düşme kararı' vermesi ile 'durma kararı' vermesi arasındaki fark nedir ve hangi aşamada hangi karar verilmelidir?
Evet, TCK m. 299/3'te düzenlenen Adalet Bakanı izni, CMK m. 223/8'de belirtilen 'kovuşturma şartı' niteliğinde bir 'dava şartı'dır. Bu şartın yokluğunda mahkemenin vereceği karar, bu eksikliğin hangi aşamada fark edildiğine göre değişir. Aradaki fark şudur: 1) Durma Kararı (CMK m. 223/8): Bu karar, yargılama sırasında dava şartı noksanlığının giderilebilir olduğunun anlaşılması halinde verilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3601 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, mahkeme Adalet Bakanı izninin alınmadığını fark ettiğinde, yargılamayı durdurur ('durma kararı' verir) ve bu eksikliğin giderilmesi için Adalet Bakanlığı'na başvurur. Bu, telafisi mümkün bir eksiklik olarak görülür. 2) Düşme Kararı (CMK m. 223/8): Bu karar, dava şartı noksanlığının giderilemeyeceğinin anlaşılması halinde verilir. 'Durma kararı' üzerine Adalet Bakanlığı'ndan 'izin verilmediği' yönünde bir cevap gelirse, artık kovuşturma şartı tamamlanamayacağı için mahkeme 'düşme kararı' verir. Düşme kararı, davanın esasına girilmeden, usuli bir nedenle sonlandırılmasıdır. Özetle, 'durma kararı' geçici bir ara kararken, 'düşme kararı' davayı sona erdiren nihai bir karardır.