Bir idari davada, mahkemenin görevsizlik kararı vermesiyle yargı yolu caiz olmadığı için (adli yargı görevli) davanın usulden reddine karar vermesi arasında, HMK m. 331'in uygulanması ve yargılama giderlerine hükmedilmesi açısından ne gibi bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288491

Bu iki karar arasında HMK m. 331'in uygulanması ve yargılama giderleri açısından önemli bir fark vardır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/16824 E. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. 1) Görevsizlik Kararı (Adli Yargı İçinde): Mahkeme, davanın kendi görev alanında değil, başka bir adli yargı mahkemesinin (örn. Asliye Hukuk yerine İş Mahkemesi) görevinde olduğuna karar verirse, HMK m. 331/2 uygulanır. Mahkeme, yargılama giderlerine hükmetmez ve bu konudaki kararı dosyayı devralacak olan görevli mahkemeye bırakır. 2) Yargı Yolunun Caiz Olmaması Nedeniyle Usulden Ret (Adli-İdari Yargı Ayrımı): Mahkeme, davanın adli yargının değil, idari yargının görev alanına girdiğine karar verirse, bu HMK m. 331 anlamında bir 'görevsizlik' kararı değildir. Bu, 'yargı yolunun caiz olmaması' nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddidir (HMK m. 114/1-b). Bu durumda, dava başka bir mahkemede 'devam etmez', idari yargıda yeniden açılması gerekir. Dolayısıyla HMK m. 331/2 uygulanmaz. Davayı usulden reddeden mahkemenin, kendi kararında yargılama giderlerine (harç, masraf ve davalı lehine vekalet ücreti) hükmetmesi zorunludur. Yargıtay kararında, mahkemenin bu durumda giderleri görevli mahkemenin takdirine bırakması hatalı bulunmuş ve karar düzeltilerek onanmıştır.