İYUK m. 20/A ve m. 20/B kapsamındaki ivedi yargılama usullerinde verilen kararlara karşı, kararın verildiği tarihe göre kanun yolu (temyiz veya istinaf) nasıl belirlenir? 20.07.2016 tarihinin bu konudaki önemi nedir?
İdari yargıda kanun yolları, Bölge İdare Mahkemelerinin (BİM) faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinde köklü bir değişikliğe uğramıştır. Ancak İYUK, ivedi yargılama usullerini bu genel değişiklikten ayrı tutmuştur. Danıştay 13. Daire'nin 2016/4974 E. sayılı kararında da açıklandığı gibi, İYUK'un Geçici 8. maddesi, ivedi yargılama usulüne tabi davaların bu genel kuralın 'istisnası' olduğunu belirtir. Buna göre: 1) İYUK m. 20/A ve m. 20/B kapsamındaki ivedi yargılama usulüne tabi davalarda, ilk derece mahkemesi kararının hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın, kanun yolu her zaman 'temyiz'dir ve temyiz incelemesini Danıştay yapar. Bu davalarda istinaf yolu kapalıdır. 2) İvedi yargılama usulü dışında kalan diğer idari davalarda ise 20.07.2016 tarihi kritik bir milattır. Bu tarihten 'önce' verilen kararlara karşı, o tarihte yürürlükte olan kanun yolları (itiraz veya temyiz) uygulanır. Bu tarihten 'sonra' verilen kararlara karşı ise yeni sistem olan 'istinaf' kanun yolu (BİM'e başvuru) uygulanır. Özetle, 20.07.2016 tarihi genel idari davalar için istinaf sisteminin başlangıcıdır, ancak ivedi yargılama usulüne tabi davalar bu tarihten etkilenmez ve her zaman doğrudan temyize tabidir.