Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/3570 E. sayılı kararında, talimatla alınan ifadeye ilişkin duruşma tutanağında, duruşma tarihinin ve duruşmanın açık veya gizli yapıldığına ilişkin bilginin yazılmaması bozma nedeni sayılmıştır. CMK'nın ilgili maddeleri (m. 196/2, 220, 221) uyarınca bu tür şekli eksikliklerin savunma hakkı ve adil yargılanma ilkesi açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288487

Duruşma tutanakları, yargılamanın nasıl yürütüldüğünün tek resmi ve güvenilir kanıtıdır. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/3570 E. sayılı kararında bozma nedeni yapılan bu şekli eksiklikler, adil yargılanma hakkının temel güvenceleriyle doğrudan ilişkilidir. 1) Duruşma Tarihinin Yazılmaması: Bu eksiklik, CMK'daki sürelere (tanık dinletme talebi, temyiz, itiraz vb.) uyulup uyulmadığının denetlenmesini imkansız hale getirebilir. Savunma hakkının sürelere riayet edilerek kullanılıp kullanılmadığı belirsizleşir. 2) Duruşmanın Aleniyetinin Belirtilmemesi: Duruşmanın aleniyeti (halka açıklığı), Anayasa'nın 141. ve AİHS'nin 6. maddeleriyle korunan, yargılamanın şeffaflığını ve toplumsal denetimini sağlayan temel bir ilkedir. CMK m. 182 vd. maddelerinde hangi hallerde duruşmanın gizli yapılabileceği sınırlı olarak sayılmıştır. Tutanağa duruşmanın açık veya gizli yapıldığının yazılmaması, bu anayasal ilkeye uyulup uyulmadığının Yargıtay tarafından denetlenmesini engeller. Bu nedenle, 'şekli' gibi görünen bu eksiklikler aslında yargılamanın temel prensiplerine uygun yapılıp yapılmadığını gösteren kritik unsurlardır ve bunların yokluğu, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran ciddi bir usul ihlalidir.