CMK m. 176 uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen iddianame nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığına karar verilmesi için, sanığın bu durumdan somut bir zarar gördüğünü ispatlaması gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288470

Hayır, sanığın somut bir zarar gördüğünü ispatlaması gerekmez. CMK m. 176'da düzenlenen usullere (iddianamenin tebliği, tebliğ ile duruşma arasında en az bir hafta süre bulunması) ve CMK m. 190/2'deki (süreye uyulmamışsa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının hatırlatılması) kurala aykırılık, Yargıtay tarafından 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak nitelendirilen mutlak bir hukuka aykırılık halidir. Yargıtay'ın bu konudaki kararları (örn. Yargıtay 2. CD 2015/1434 E., Yargıtay 16. CD 2017/2645 E.), bu kuralların ihlalinin bizatihi kendisinin savunma hakkını kısıtladığını ve adil yargılanma hakkını zedelediğini kabul etmektedir. Bu tür bir usul hatası, hükmün sonucunu etkileyip etkilemediğine bakılmaksızın, tek başına bir bozma nedenidir. Kanun koyucu, bu süreleri ve usulleri, savunmanın etkin bir şekilde hazırlanabilmesi için asgari bir güvence olarak öngörmüştür. Bu güvencenin ihlal edilmesi, savunma hakkının kısıtlandığına dair bir karine oluşturur ve sanığın ayrıca bir zarar ispatlamasına gerek kalmaz.