Cumhurbaşkanına hakaret suçundan (TCK m. 299) açılan bir davada, sanığın eyleminin TCK m. 128'de düzenlenen 'İddia ve savunma dokunulmazlığı' kapsamında kalıp kalmayacağı nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288469

TCK m. 128, yargı mercileri veya idari makamlar huzurunda yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmeyeceğini düzenler. Ancak bu dokunulmazlık mutlak değildir. Bunun için, yapılan isnat ve değerlendirmelerin, 'gerçeğin ispatı veya savunma hakkı' çerçevesinde yapılması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunda bu maddenin uygulanması nadirdir, ancak teorik olarak mümkündür. Örneğin, bir sanık, kendisi hakkında yürütülen bir soruşturmanın siyasi baskı ile yapıldığını iddia ederken, savunmasının bir parçası olarak Cumhurbaşkanının bu sürece müdahil olduğuna dair somut iddialarda bulunursa, bu iddiaların TCK m. 128 kapsamında kalıp kalmadığı tartışılabilir. Değerlendirmede, ifadelerin savunma sınırlarını aşıp aşmadığı, uyuşmazlıkla ilgisiz bir şekilde salt hakaret amacı taşıyıp taşımadığı, somut vakıalara dayanıp dayanmadığı gibi kriterler dikkate alınır. Eğer ifadeler, savunma hakkının gerektirdiği sınırlar içinde kalıyorsa ve somut uyuşmazlıkla ilgiliyse, TCK m. 128 bir hukuka uygunluk nedeni olarak uygulanabilir. Ancak genel, soyut ve uyuşmazlıkla bağlantısız hakaretamiz ifadeler bu kapsamda korunmaz.