Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/1174 E. sayılı kararında, iletişimin tespiti sırasında Arapça yapılan konuşmaların kimliği belirsiz polislerce çevrilmesi 'eksik araştırma' olarak nitelendirilmiştir. Bu durumun CMK m. 217'deki 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesiyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288468

CMK m. 217'de düzenlenen 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi, hakimin delilleri vicdani kanaatine göre takdir etme yetkisini ifade eder. Ancak bu ilke sınırsız değildir; değerlendirilecek olan delilin 'hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş' olması şarttır. YCGK'nin 2016/1174 E. sayılı kararındaki durum, delilin elde edilmesinden ziyade, elde edilen delilin 'değerlendirilebilir' hale getirilmesindeki hukuka aykırılıkla ilgilidir. Yabancı dildeki bir ses kaydı, ham bir veridir. Bunun bir delile dönüşebilmesi için, içeriğinin hukuka uygun bir prosedürle (yeminli tercüman bilirkişi tarafından) Türkçeye çevrilmesi gerekir. Kimliği, yetkinliği ve tarafsızlığı belli olmayan kişilerce yapılan bir çeviri, güvenilirliği şüpheli olduğu için 'hukuka uygun bir delil değerlendirme aracı' değildir. Hakim, hukuka aykırı bir şekilde elde edilmiş veya hukuka aykırı bir şekilde değerlendirilebilir hale getirilmiş bir veriyi, vicdani kanaatinin oluşumunda serbestçe kullanamaz. YCGK'nin 'eksik araştırma' kararı, delilin usulüne uygun olarak toplanıp mahkeme önüne getirilmesi gerektiğini, aksi takdirde CMK m. 217'nin işletilemeyeceğini ve bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal edeceğini ortaya koymaktadır.