Sanığın, Cumhurbaşkanına yönelik olarak 'Selam Allah Rasül’ü Musa’ya olsun ve Musa izleyicilere bir lider ve önder olarak tanıtılıyor. Yüce Allah kendine ait olan takdir.' şeklinde bir yorum yapması, Yargıtay tarafından neden hakaret suçu olarak değerlendirilmemiştir?
Bu olay, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/780 E., 2024/1120 K. sayılı kararında incelenmiştir. Sanığın bu yorumu, altında 'Unuttun sen ey kalleş, tevhid ehli dedeni.' yazan bir gönderiyle birlikte paylaşılmıştır. Yargıtay, öncelikle 'kalleş' sözcüğünün eleştiri niteliğinde olduğuna karar vermiştir. Sanığın kendi eklediği yorum olan 'Selam Allah Rasül’ü Musa’ya olsun...' şeklindeki ifade ise, dini ve tarihsel bir gönderme içermektedir. Bu ifadenin kendisi, objektif olarak onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme fiili içermemektedir. İfade, dolaylı bir eleştiri veya bir benzetme amacı taşısa bile, içeriği itibarıyla hakaret suçunun maddi unsurunu oluşturacak nitelikte değildir. Yargıtay'ın genel yaklaşımına göre, 'kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi' gerekir. Sanığın bu yorumu, açıkça bir tahkir kastı içermediği ve toplumdaki ortalama anlayışa göre kişinin saygınlığını sarsıcı nitelikte olmadığı için suç oluşturmadığı kabul edilmiştir.