Eski TCK m. 158 ile yeni TCK m. 299 arasında Cumhurbaşkanına hakaret suçu açısından 'hakaret ve sövme' ayrımı bakımından ne gibi bir değişiklik olmuştur? Yargıtay bu değişikliği nasıl yorumlamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288463

Eski 765 sayılı TCK'nın 158. maddesi, 'hakaret' ve 'sövme' fiillerini ayrı ayrı zikrediyordu. Yeni 5237 sayılı TCK hazırlanırken, hakaret suçları tek bir çatı altında toplanmış ve 'hakaret' ve 'sövme' ayrımı kaldırılmıştır. TCK m. 125'in gerekçesinde de belirtildiği gibi, artık her ikisi de 'hakaret' suçunun unsurları olarak kabul edilmektedir. Bu değişiklik, TCK m. 299'a da yansımıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1106 E. sayılı kararında bu duruma değinilmiş ve '5237 sayılı TCK’da hakaret ve sövme ayrımının kaldırılması nedeniyle, Cumhurbaşkanına hakaret suçlarını yaptırıma bağlayan 299. maddede' sadece 'hakaret eden kişi' ifadesinin kullanıldığı belirtilmiştir. Yargıtay, bu değişikliğe rağmen, hakaret suçunun maddi unsurunu oluşturan eylemlerin ne olduğunu belirlerken, hem eski TCK'daki hem de yeni TCK m. 125'teki hakaret ve sövme tanımlarından yararlanmaya devam etmektedir. Kararda, 'Maddedeki hakaret ve sövme terimleri 765 sayılı mülga TCK’nın 480 ve 482, 5237 sayılı TCK’nın 125. maddelerine göre belirlenecektir' denilmektedir. Dolayısıyla, yasal metindeki ayrım kalkmış olsa da, mahkemeler bir eylemin hakaret olup olmadığını değerlendirirken, TCK m. 125'te tanımlanan 'bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek' (eski hakaret) veya 'sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak' (eski sövme) eylemlerini aramaya devam etmektedir.