6706 sayılı Kanun m. 18'e göre iade yargılaması nasıl yapılır? Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu süreçteki rolü, CMK'daki genel yargılamadan ne gibi farklılıklar gösterir?
6706 sayılı Kanun m. 18'e göre iade yargılaması, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 'evrak üzerinde' veya 'duruşma açılarak' yapılabilir. Uygulamada genellikle duruşma açılmaktadır. Bu yargılama, CMK'daki genel yargılamadan önemli ölçüde farklıdır. Temel farklar şunlardır: 1) Yargılamanın Konusu: Mahkeme, iadesi talep edilen kişinin iadeye konu suçu işleyip işlemediğini, yani 'esas'ı araştırmaz. Yargılamanın konusu, iade talebinin 6706 sayılı Kanun ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerdeki şartlara (örn. suçun niteliği, çifte cezalandırılabilirlik, zamanaşımı, vatandaşlık, siyasi suç olmama vb.) uygun olup olmadığının denetlenmesidir. 2) Delil İncelemesi: Mahkeme, iade talepnamesi ve ekindeki belgeleri inceler. Yargıtay kararlarının da gösterdiği gibi (örn. Yargıtay 10. CD, 2023/7497 E.), bu inceleme, isnat edilen fiillerin ve delillerin iade kararı vermeye yeterli somutlukta ve detayda olup olmadığını değerlendirmeyi kapsar. Ancak bu, suçun sübutuna ilişkin bir delil tartışması değildir. 3) Kararın Niteliği: Mahkeme, bir mahkumiyet veya beraat kararı vermez. İade talebinin 'kabul edilebilir olup olmadığına' karar verir. Yani, 'iadenin kabulüne/reddine' değil, 'iade talebinin kabul edilebilir olduğuna/olmadığına' şeklinde bir karar kurar. 4) Nihai Karar: Mahkemenin iade talebini kabul edilebilir bulması halinde dahi bu karar iadenin gerçekleşeceği anlamına gelmez. Karar temyiz edilip kesinleştikten sonra, iadeye ilişkin nihai karar Kanun m. 19 uyarınca Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı ile verilir. Mahkemenin kararı, bu siyasi karara esas teşkil eden adli bir denetimdir.