Bir yabancının iadesi talep edildiğinde, bu kişi hakkında 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında 'sınır dışı' işlemi başlatılması hukuken mümkün müdür? Bu iki sürecin bir arada yürütülmesi hangi hukuki sorunu ortaya çıkarır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288436

Bir yabancı hakkında hem 6706 sayılı Kanun'a göre iade süreci başlatılıp hem de 6458 sayılı Kanun'a göre sınır dışı işlemi yapılması, ciddi bir hukuki sorun olan 'amaç saptırması' (détournement de pouvoir) ve temel hakların ihlali riskini ortaya çıkarır. İade, adli bir süreç olup, ağır ceza mahkemesi kararı, temyiz denetimi ve nihayetinde Cumhurbaşkanı onayı gibi çok sayıda hukuki güvence içerir. Sınır dışı ise idari bir işlemdir ve daha hızlı işler. İade sürecinin hukuki güvencelerini ve zorluklarını aşmak amacıyla, aslında iadesi istenen bir kişi hakkında 'sınır dışı' kararı alınması, idari işlemin kanunda öngörülen amaç dışında kullanılması anlamına gelir. Bu durum, idari işlemin 'amaç' unsuru yönünden sakatlanmasına ve iptaline neden olabilir. Ayrıca, bu durum kişinin iade yargılamasındaki savunma hakkını, mahkemeye erişim hakkını ve diğer güvenceleri elinden alır. Dolayısıyla, bir kişi hakkında iade talebi varken, bu süreç işletilmeyip kolay ve hızlı olduğu için sınır dışı yoluna başvurulması, hukuka ve temel haklara açıkça aykırılık teşkil eder.