Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/9-1467 E., 2013/610 K. sayılı kararında, duruşmada iddianamenin okunmamasının neden mutlak bir bozma nedeni olmadığına karar verilmiştir? Bu kararda 'nispi hukuka aykırılık' ve 'hükme etki' kavramları nasıl kullanılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288432

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararında, iddianamenin duruşmada okunmamasının CMK m. 191/3'e aykırı bir usul hatası olduğunu kabul etmekle birlikte, her usul hatasının mutlak bozma nedeni olmadığına dikkat çekmiştir. Karara göre, bir hukuka aykırılığın bozma nedeni sayılabilmesi için, 1412 sayılı CMUK m. 308'de (şimdi CMK m. 289) sayılan mutlak hukuka aykırılık hallerinden biri olması veya 'hükmün esasına etki etmesi' gerekir. İddianamenin okunmaması mutlak aykırılık halleri arasında sayılmamıştır. Bu nedenle bu hata 'nispi hukuka aykırılık' olarak değerlendirilmiştir. Mahkeme, somut olayda sanığa iddianamenin daha önce usulüne uygun tebliğ edildiğini, duruşmada kanuni haklarının hatırlatıldığını ve sanığın iddianame içeriğiyle uyumlu bir savunma yaptığını tespit etmiştir. Bu koşullar altında, sadece iddianamenin duruşmada okunmamasının 'savunma hakkını kısıtlamadığı' ve 'hükmün esasına etki etmediği' sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, sanık neyle suçlandığını biliyor ve kendini etkin bir şekilde savunabiliyorsa, bu usuli eksiklik tek başına bozma nedeni sayılamaz. Bu karar, usul kurallarının amacının şekilcilik değil, hakların etkin kullanımını sağlamak olduğu prensibine dayanmaktadır.