CMK m. 176/1 uyarınca iddianamenin çağrı kağıdı ile tebliğ edilmesi temel kural iken, aynı fıkrada 'telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi' araçlarla da bildirim yapılabileceği belirtilmiştir. Bu ikinci tür bildirimin hukuki sonucu nedir ve çağrı kağıdına bağlanan sonuçlardan farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288431

CMK m. 176/1'de belirtilen telefon, e-posta gibi iletişim araçlarıyla yapılan bildirim, sanığı duruşma gününden haberdar etmeye yönelik 'bilgilendirici' bir işlemdir. Bu bildirimin temel amacı, süreci hızlandırmak ve sanığın duruşmadan haberdar olmasını kolaylaştırmaktır. Ancak kanun, bu tür bildirime, resmi tebligat olan 'çağrı kağıdına bağlanan sonuçların uygulanmayacağını' açıkça belirtmiştir. Çağrı kağıdına bağlanan en önemli sonuç, CMK m. 176/2'de belirtildiği gibi, tutuklu olmayan sanığın mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi halinde hakkında 'zorla getirme' kararı verilebilmesidir. Dolayısıyla, sanığa sadece telefonla veya e-posta ile bildirim yapılmışsa ve sanık duruşmaya gelmezse, mahkeme hakkında zorla getirme kararı veremez veya yokluğunda yargılamaya devam edemez. Zorla getirme gibi hukuki sonuçların doğabilmesi için, iddianamenin mutlaka usulüne uygun bir çağrı kağıdı ile tebliğ edilmiş olması şarttır. Elektronik bildirim, resmi tebligatın yerine geçmez, sadece onu tamamlayıcı bir nitelik taşır.