5271 sayılı CMK m. 135 uyarınca yapılan iletişimin tespiti sırasında, yabancı bir dilde (örneğin Arapça) yapılan konuşmaların delil olarak kullanılabilmesi için hukuken geçerli prosedür nedir? YCGK 2016/1174 E. sayılı kararında bu konuda nasıl bir değerlendirme yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288423

CMK uyarınca yapılan iletişimin tespiti sırasında elde edilen ve yabancı bir dilde olan ses kayıtlarının hukuken geçerli bir delil olabilmesi için, bu kayıtların CMK'nın bilirkişilik ve tercümanlık hükümlerine uygun olarak çevrilmesi gerekir. Yargılama dili Türkçe olduğundan, başka bir dildeki konuşmanın içeriğinin anlaşılabilmesi çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir durumdur. Bu nedenle, CMK m. 63 ve m. 202 uyarınca, il adli yargı adalet komisyonlarınca düzenlenen listede yer alan yeminli bir tercüman bilirkişinin görevlendirilmesi ve bu bilirkişinin konuşmaları yazılı olarak çevirip rapora bağlaması gerekir. YCGK'nin 2016/1174 E. sayılı kararında, sanık Muhammed'in Arapça yaptığı konuşmaların kimlikleri belli olmayan polis memurlarınca Türkçeye çevrilmesiyle düzenlenen tutanakların hükme esas alınması eleştirilmiştir. Kararda, bu çevirinin usulüne uygun bir bilirkişi tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa usulünce görevlendirilecek bir bilirkişi vasıtasıyla çevirinin yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu husus gözetilmeden, kimin tarafından ve ne şekilde yapıldığı belli olmayan bir çeviriye dayanılarak hüküm kurulması, 'eksik araştırma' olarak kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmıştır.