İdari yargıda, dava konusu işlemin hukuka uygunluğu denetlenirken, mahkemenin idare yerine geçerek karar vermesi anlamına gelebilecek eylemlerden kaçınması gerekir. Tıpta uzmanlık sınavı gibi uzmanlık gerektiren bir alanda, mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak bir soruyu iptal etmesi, 'yerindelik denetimi yasağı'nı ihlal eder mi? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288419

Hayır, bu durum 'yerindelik denetimi yasağı'nın ihlali anlamına gelmez. İdari yargının görevi, idari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemektir. Bir sınav sorusunun bilimsel olarak hatalı olması, ölçme-değerlendirme tekniklerine aykırı olması veya birden fazla doğru cevabı içermesi, o soruyu hukuka aykırı hale getirir. Mahkeme, bu hukuka aykırılığı tespit etmek için, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvurur (İYUK m. 31, HMK m. 266). Danıştay 8. Daire'nin 2015/6601 E. sayılı kararında olduğu gibi, mahkeme bilirkişi raporuyla sorunun bilimsel veya teknik açıdan hatalı olduğunu saptadığında, soruyu iptal eder. Bu, idarenin takdir yetkisine müdahale etmek veya idare yerine geçip yeni bir sınav sorusu hazırlamak (yerindelik denetimi) değil, mevcut işlemin (sorunun) hukuka uygunluğunu denetlemektir. Danıştay, özellikle bu tür sınavlarda, alanında uzman ve genellikle üç kişiden oluşan bilirkişi heyetlerinden rapor alarak objektif bir denetim yapmayı ve hukuka aykırılık tespit ettiğinde işlemi iptal etmeyi benimsemiştir.