Birleştirilen davalarda iddianamenin tebliği usulü nasıl olmalıdır? Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin davasına ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin itiraz üzerine verdiği kararda (2017/18482 E.) bu konuda ne gibi bir usuli hata tespit edilmiştir?
Birleştirilen davalarda, her bir iddianamenin sanığa ayrı ayrı tebliğ edilmesi ve savunma hakkının her bir suçlama için tam olarak tanınması esastır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/18482 E., 2017/19237 K. sayılı kararında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine bu husus ele alınmıştır. Olayda, sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan ayrı bir iddianame ile dava açılmış ve bu dava, görülmekte olan diğer dava ile birleştirilmiştir. Ancak birleştirilen davaya ilişkin iddianame sanığa tebliğ edilmemiştir. Yargıtay, bu durumu CMK m. 176/1-4'e aykırılık olarak görmüş ve iddianamenin tebliğ edilmemesi nedeniyle sanığa CMK m. 190/2 uyarınca duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının hatırlatılmamasını 'savunma hakkının kısıtlanması' sayarak hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bu karar, dava birleştirilse dahi her bir suçlamayı içeren iddianamenin sanığa usulüne uygun tebliğ edilmesi zorunluluğunu ve bu kuralın ihlalinin ciddi bir usul hatası olduğunu ortaya koymaktadır.