Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2016/13891 E., 2017/8114 K. sayılı kararında, 'Resmi kurumlara ait bilgi ve belgelerin davalı tarafından ibrazının istenmesi için kesin mehil verilip mehile uyulmadığından söz edilerek iddaların ispatlanamadığından bahisle davacının kök parsel olan payı yönünden hüküm kurulması' neden doğru bulunmamıştır?
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2016/13891 E., 2017/8114 K. sayılı kararına göre, HMK 94. maddesi gereği hakim bir işlemin yapılması için kesin süre tayin edebilir. Ancak, o işlemin kendisine görev verilen tarafın 'yapılabileceği bir işlem olması gerekir'. Resmi kurumlardan (noterlik, banka) bilgi ve belge getirtme gibi işlemler, tarafın doğrudan yapabileceği işlemler değildir. Bu tür işlemleri mahkemenin bizzat müzekkere yazarak veya ilgili kurumlardan talep ederek yerine getirmesi gerekir. Davalının bu tür belgeleri ibraz etmesi için kesin süre verilmesi ve bu süreye uyulmadığı gerekçesiyle ispat edilemediği yönünde hüküm kurulması hatalıdır. Bu, hakimin kendi görevi olan bir işlemi tarafa yüklemesi ve bu yükümlülüğe uymadığı gerekçesiyle hak kaybı yaşatması anlamına gelir.