Danıştay 2. Dairesi'nin 2015/8147 sayılı kararında, bir memurun kanun niteliğindeki hukuki bir düzenleme ile görevinin sona ermesi durumunda, bu işlemin idari davaya konu olabilecek 'kesin ve yürütülmesi gerekli' bir işlem olup olmadığı nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288183

Danıştay 2. Dairesi'nin 2015/8147 sayılı kararında, davacının görevinin kanun niteliğini taşıyan hukuki bir düzenleme (6528 sayılı Yasa'nın 25. maddesi ile 652 sayılı KHK'ya eklenen geçici 10. maddenin 3. fıkrası) ile sona erdiği durumda, mahkemece 'davalı yönetimce kurulmuş idari davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilmesine olanak bulunmadığı' gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Ancak Danıştay, anılan yasal düzenlemenin (Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen) emredici hükmünü uygulamaya koyan ve bağlı yetki içerisinde tesis edildiği anlaşılan işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olduğu sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, aksi düşünce ile verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Bu karar, kanuni dayanağı olan idari işlemlerin de idari yargı denetimine tabi olacağını ve hak arama özgürlüğünün (Anayasa 36, 125) bu tür durumlarda da geçerli olduğunu vurgulamaktadır.