Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/6809 E., 2016/10353 K. sayılı kararı, dava dilekçesindeki 'somutlaştırma yükümlülüğü'nün yerine getirilmemesi durumunda mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini açıklamıştır. Bu durumda 'usulden ret' kararı verilmesi neden hatalı bulunmuştur?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/6809 E., 2016/10353 K. sayılı kararına göre, davacının dilekçesinde talebine dayanak yaptığı bazı iddialar (vakıalar) olmakla birlikte, bunlar somut ve açık değilse, 'somutlaştırma yükünün' (HMK 194) yerine getirilmemesinden söz edilir. Bu durumda, öncelikle hakim HMK 31'deki davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemelidir (yeni bir vakıa meydana getirmeden, mevcut vakıa kapsamında). Eğer bu eksiklik tamamlanırsa yargılamaya devam edilir; tamamlanmaz, somutlaştırma gerçekleşmezse, ispatsız kalan davanın 'esastan reddine' karar verilmesi gereklidir. Kararda, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın 'usulden reddedilmesi' hatalı bulunmuştur. Çünkü somutlaştırma yükü, iddia yükünden farklı olup, mevcut bir vakıanın açıklanmasıyla ilgilidir, yoksa bir vakıanın yokluğuyla değil.