Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/12469 K., 2018/6496 K. sayılı kararında, kovuşturma aşamasında sanık müdafiinin görevinin sona ermesine rağmen, sonraki bir aşamada sanıkla birlikte hazır bulunarak görevine devam etmesi ve bozma ilamına rağmen sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi hangi usul eksikliklerine işaret etmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288079

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/12469 K., 2018/6496 K. sayılı kararında, CMK'nın 101/3. maddesi gereğince atanan müdafiin görevinin dava açılmasıyla sona ermesine rağmen, kovuşturma aşamasında sanık ile birlikte hazır bulunarak müdafilik görevine devam etmesi ve bozma sonrası sanığın beyanında müdafi talebinin olmadığını belirtmesi gibi durumlar ele alınmıştır. Karar, yokluğunda verilen kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliği ile, tebligat ilmühaberi ve varsa temyiz dilekçesi eklendikten sonra incelenmek üzere dosyanın iade edilmesi gerektiğine hükmederek, usulüne uygun tebligatın ve savunma hakkının önemini vurgulamıştır.