Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/16697 E., 2016/18855 K. sayılı kararı, 'zamanaşımı def'i'nin hukuki niteliğini nasıl açıklamış ve HMK 25. maddesi bağlamında bu def'inin hakim tarafından re'sen gözetilip gözetilemeyeceğini nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288076

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/16697 E., 2016/18855 K. sayılı kararına göre, zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu 'eksik bir borç' haline dönüştürür ve 'alacağın dava edilebilme özelliği'ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması bir def'i olup, ileri sürüldüğünde, şartları gerçekleşmişse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. HMK 25. maddesi gereğince, kanunda öngörülen istisnalar dışında, hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Bu ilke gereği, zamanaşımı def'i, davalı tarafından ileri sürülmedikçe hakim tarafından re'sen gözetilemez. Somut olayda, davalılardan biri zamanaşımı savunması ileri sürmemişse, mahkemenin o davalı hakkında işin esasına girerek karar vermesi gerektiği belirtilmiştir, aksi hukuka aykırı bulunmuştur.