Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 194. maddesindeki 'somutlaştırma yükü' ilkesinin, 'iddia yükü' kavramından farkını açıklayınız. Somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesi durumunda mahkemenin izleyeceği usul ve davanın sonucuna etkisi ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288066

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2016/11089 E., 2016/12255 K. sayılı kararına göre, 'iddia yükü' ile 'somutlaştırma yükü' birbirinden farklıdır. Dilekçede hiçbir vakıaya veya hukuki nitelikte vakıa sayılacak iddialara yer verilmemişse 'iddia yükünün' yerine getirilmemesinden söz edilir ve iddia yoksa ispat da yoktur. Bu durumda dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (HMK 25). Ancak, davacının dilekçesinde talebine dayanak yaptığı bazı iddialar (vakıalar) olmakla birlikte, bunlar somut ve açık değilse, o zaman 'somutlaştırma yükünün' yerine getirilmemesinden söz edilir (HMK 194). Bu durumda hakim, HMK 31'deki aydınlatma ödevi ve ön inceleme hükümleri (HMK 137, 140, 320) gereğince, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemelidir (yeni bir vakıa meydana getirmeden, mevcut vakıa kapsamında). Eğer bu eksiklik tamamlanırsa yargılamaya devam edilir; tamamlanmaz ve somutlaştırma gerçekleşmezse, ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilir.