Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında düzenlenen 'hile (aldatma)' hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, hilenin ispatı ve iptal hakkının kullanımı bakımından hangi ilkeler geçerlidir? HMK 33. maddesi uyarınca hakimin rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288054

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12505 E., 2018/11132 K. sayılı kararına göre, 'hile (aldatma)' bir kimseyi irade beyanında bulunmaya kasten hatalı bir kanı uyandırarak sevk etmektir. TBK 36/1 maddesine göre, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma esaslı olmasa bile sözleşme aldatılan taraf için bağlayıcı sayılamaz. Bu durumda aldatılan taraf iptal hakkını kullanarak hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir. Hile, her türlü delille ispat edilebilir ve iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. TBK 39. maddesine göre, aldatma öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def'i yahut dava yoluyla kullanılabilir. HMK 33. maddesi uyarınca vakıaları bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir, bu nedenle dava hileye dayalı olarak açılmışsa mahkemenin bu nitelendirmeye göre inceleme yapması gerekir.