CMK 101/3 uyarınca atanan zorunlu müdafiin görevinin yalnızca ilk tutuklama sorgusuyla sınırlı olduğu kabul edildiğinde, bu durum AİHS m. 6 (adil yargılanma hakkı) ve 'silahların eşitliği' ilkesi açısından bir ihlal oluşturur mu? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin çoğunluk ve karşı oy görüşleri bu konuda nasıl farklılaşmaktadır?
Bu konuda Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nde ciddi bir görüş ayrılığı bulunmaktadır. Çoğunluk görüşü (ör. 2017/3258 E. sayılı karar), ilk sorguda müdafi atanmış olsa bile, davanın karmaşıklığı ve cezanın ağırlığı (FETÖ davaları gibi) nedeniyle kovuşturma aşamasında da müdafi olmadan yargılama yapılmasının 'silahların eşitliği' ve 'adaletin selameti' ilkelerini ihlal edeceğini, bu durumun AİHS m. 6'ya aykırı olduğunu savunmaktadır. Karşı oy ise, CMK'daki zorunlu müdafilik hallerinin sınırlı olduğunu, 101/3'ün sadece ilk sorguya ilişkin olduğunu, suça ilişkin zorunlu müdafilik şartları (CMK 150/3) yoksa ve sanık talep etmemişse, müdafisiz yargılama yapılmasının usule uygun olduğunu ve AİHS ihlali oluşturmayacağını belirtmektedir. (İlgili Karar: YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/3258 Karar : 2018/310)