Sanığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi (CMK m.101/3) ile cezasının alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan yargılanması (CMK m.150/3) durumlarının, zorunlu müdafilik açısından kovuşturma evresindeki etkileri farklı mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/441 E. sayılı kararı ışığında açıklayınız.
Evet, farklıdır. Yargıtay CGK'nın ilgili kararına göre, CMK m.101/3'teki zorunlu müdafilik, yalnızca şüphelinin/sanığın ilk tutuklama talebiyle sorguya sevk edildiği aşama için geçerlidir. Bu zorunluluk, kovuşturma evresindeki sonraki tutukluluk incelemelerini veya yargılamanın kendisini kapsamaz. Oysa CMK m.150/3'teki zorunluluk, suçun ceza miktarına bağlı olup, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasının tamamında, sanığın talebi olmasa bile müdafi atanmasını gerektirir. Dolayısıyla, ilk sorguda müdafisi olan ancak suçu CMK 150/3 kapsamında olmayan bir sanık, kovuşturmada talep etmezse müdafisiz yargılanabilir. (İlgili Karar: Ceza Genel Kurulu 2018/441 E., 2020/468 K.)