Yargıtay içtihatlarında, 'toplantı veya gösteri yürüyüşünde olsun veya olmasın; yazı veya sözler (atılan slogan, taşınan pankart veya giyilen üniforma) ile verilen mesajın şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici ya da silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde veya insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak nefret söylemi olup olmadığı' nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #287282

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3434 K. sayılı kararı gibi içtihatlara göre, terör örgütü propagandası suçunun (TMK 7/2) değerlendirilmesinde, bu ilke önemli bir yer tutar. Yargıtay, yazılı veya sözlü mesajların (slogan, pankart, üniforma) içeriğini, 'şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici ya da silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde' olup olmadığına göre inceler. Ayrıca, 'insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak nefret söylemi' olup olmadığı da değerlendirme kriteridir. Eğer bu unsurlar mevcutsa ve 'doğrudan veya dolaylı şiddete çağrı var ise', sanığın kimliği, konumu, konuşulan yer ve zamanı gibi faktörler de dikkate alınarak bir 'açık ve yakın tehlike testi'ne tabi tutulmalıdır. İfade özgürlüğü, demokratik toplumun çoğulculuk ilkesi gereği saldırgan, şok eden veya rahatsız edici fikirleri de kapsar; ancak bu tür ifadelerin şiddeti teşvik etmesi durumunda suç oluşur. (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Madde 7/2; Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/3434 K.; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/propaganda-sucu-cezasi-nedir.html)