Türk Ceza Kanunu'nda yer alan 'doğrudan kast' (TCK m. 21/1) ile 'olası kast' (TCK m. 21/2) arasındaki farkı ve 'eylemin zorunlu veya kaçınılmaz sonuçları'nın doğrudan kast kapsamındaki değerlendirilmesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #287278

TCK m. 21/1'e göre doğrudan kast, 'suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.' TCK m. 21/2'ye göre olası kast ise, 'suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde' vardır. Doğrudan kast ile olası kast arasındaki en belirgin unsur, doğrudan kasttaki 'bilme' ve 'isteme'nin birlikteliğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/02/2022 T., 2018/187 E., 2022/79 K. sayılı kararına göre, failin hareketiyle hedeflediği doğrudan neticelerle birlikte, 'hareketin zorunlu veya kaçınılmaz olarak ortaya çıkan sonuçları da, açıkça istenmese dahi doğrudan kastın kapsamı içinde değerlendirilmelidir.' Yani, belli bir sonucun gerçekleşmesine yönelik hareketin, günlük hayat tecrübelerine göre diğer bir kısım neticeleri de doğurması muhakkak ise, failin bu sonuçlar açısından da doğrudan kastla hareket ettiği kabul edilmelidir. Örneğin, bir bombayı patlatmak suretiyle kişiyi öldürme kastı taşıyan failin, bombanın patlamasıyla çevredeki diğer kişilerin de ölebileceğini bilmesi ve bunun kaçınılmaz bir sonuç olması durumunda, diğer kişilerin ölümü açısından da doğrudan kast söz konusu olur. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 21; Yargıtay CGK, 10/02/2022 T., 2018/187 E., 2022/79 K.; or.av.tr/kasten-oldurme-suçu-tck-m-81-82-ve-83/)