Türk Ceza Kanunu'nda yer alan 'Olası kast' (TCK m. 21/2) kavramını açıklayınız. Bu kavram, doğrudan kasttan nasıl ayrılır?
TCK m. 21/2'ye göre, 'Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.' Yani, failin bir neticenin (örn. ölüm) meydana gelebileceğini bilmesine, öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmesini engellemek için çaba göstermemek veya 'olursa olsun' düşüncesiyle bu neticeyi kabullenerek hareketini sürdürmesidir. Doğrudan kasttan (TCK m. 21/1) farkı, doğrudan kastta failin neticeyi 'bilerek ve isteyerek' gerçekleştirmesidir; yani failin amacı doğrudan neticeyi meydana getirmektir. Olası kastta ise fail neticeyi 'istememekle' birlikte, meydana gelebilecek olası sonuçları öngörür ve buna kayıtsız kalır. Yargıtay'a göre, 'muhakkak görülen neticenin failce bilinmesi ve istenmesi durumunda doğrudan kast, öngörülen olası neticenin meydana gelmesinde kayıtsız kalınması durumunda olası kastın mevcut olduğu' belirtilmiştir. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 21; or.av.tr/kasten-oldurme-suçu-tck-m-81-82-ve-83/)