Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten öldürme suçlarında 'failin kastının belirlenmesi'nde hakimin 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini ne zaman ve nasıl uygulaması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #287254

Kasten öldürme suçunda failin kastının (öldürme veya yaralama kastı) belirlenmesi, suçun vasfını (öldürme, öldürmeye teşebbüs, yaralama sonucu ölüm) doğrudan etkilediği için hayati öneme sahiptir. Failin kastı iç dünyasıyla ilgili olduğundan, tespiti zordur ve objektif kriterler (silahın elverişliliği, darbe yeri, sayısı vb.) üzerinden yapılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.07.2008 tarihli ve 2008/1-88 E., 2008/184 K. sayılı kararı bu kriterleri belirtir. Hakim, bu kriterler çerçevesinde karar tesis ederken 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesini de gözetmelidir. Bu ilkeye göre, 'sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiği hususunda tereddüt yaşandığı halde kasten yaralama hükümlerini uygulamalıdır.' Yani, toplanan deliller failin öldürme kastıyla hareket ettiğini kesin ve tereddütsüz bir şekilde ortaya koyamıyorsa, şüphe sanık lehine yorumlanarak daha hafif bir suç olan kasten yaralama hükümleri uygulanmalıdır. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 21; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 08.07.2008 T., 2008/1-88 E., 2008/184 K.; or.av.tr/kasten-oldurme-suçu-tck-m-81-82-ve-83/)