Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/940 K. sayılı kararında, 'terör örgütünün propagandasına dönüşen yasa dışı gösteri yürüyüşüne, kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatarak katılıp güvenlik güçlerine molotof kokteyli atan suça sürüklenen çocuğun' eylemi, 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a maddesi ile 3713 sayılı Kanun'un 7/3-2. cümlesi arasında nasıl bir içtima ilişkisiyle değerlendirilmiştir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/940 K. sayılı kararına göre, sanığın eylemi 'hukuki anlamda tek fiil niteliğindeki' eylemi görünüşte hem 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a (kanuna aykırı toplantı/gösteri yürüyüşüne katılan ve bu kanunun yasakladığı fiilleri işleyenler) maddesinde, hem de 3713 sayılı Kanun'un 7/3-2. cümlesinde (yüzünü kapatarak ve molotof/yaralayıcı madde bulundurarak propaganda) düzenlenen suçları oluşturmuştur. Ancak, Yargıtay bu durumda 'tüketen-tüketilen norm ilişkisi' ilkesini uygulamıştır. Kararda, 'suça sürüklenen çocuğun, her türlü yasa dışı gösteri yürüyüşünde uygulama imkanı bulunan genel norm niteliğindeki 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a maddesine göre özel norm olan ve fiilin haksızlık muhtevasını tamamen tüketen 3713 sayılı Kanun'un 7/3-2. cümlesinde tanımlanan suçtan cezalandırılmasıyla yetinilmesi' gerektiği belirtilmiş ve ayrıca 2911 sayılı Kanun'dan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Yani, özel hüküm (TMK 7/3) genel hükmü (2911 sayılı Kanun 33/1-a) tüketmiştir. (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Madde 7/3; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Madde 33/1-a; Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/940 K.; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/propaganda-suçu-cezasi-nedir.html)