Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1951 E., 2018/2017 K. sayılı kararında, 'suça konu facebook adresinin kendisine ait olmadığını soruşturmanın en başından beri ısrarla söyleyen sanığın, savunmasının aksine bu suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil bulunmaması' durumunda hüküm nasıl değerlendirilmektedir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1951 E., 2018/2017 K. sayılı kararına göre, 'sanığın beraati yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması' bozma nedeni sayılmıştır. Kararda, sanığın suça konu Facebook adresinin kendisine ait olmadığını ısrarla savunması ve kolluk raporundaki 'muhtemel tanımlama' gibi ifadelerle kesin delil bulunmaması karşısında, 'her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil bulunmadığı' gerekçesiyle mahkumiyetin hatalı olduğu belirtilmiştir. Ceza muhakemesinde temel ilke olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) prensibi uyarınca, sanığın suçluluğu konusunda şüpheler giderilemezse beraat kararı verilmesi gerekmektedir. Bu karar, dijital delillerin kesinliğinin ve failin tespiti konusundaki titizliğin önemini vurgular. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2018/1951 E., 2018/2017 K.; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/propaganda-suçu-cezasi-nedir.html)