Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/937 K. sayılı kararında, 'eğitim ve öğretimin engellenmesi, terör örgütünün propagandasını yapmak... suçlarından yargılanan sanıkların duruşmada hükmün tefhimi akabinde terör örgütünün kurucusu lehine slogan atmaları' eylemi, 'propaganda suçu'nu oluşturmadığı nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #287219

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/937 K. sayılı kararına göre, sanıkların duruşmada hükmün tefhimi akabinde terör örgütünün kurucusu lehine slogan atmaları eylemi, 'propaganda suçu'nu oluşturmamıştır. Kararda, 'eylemin gerçekleştirildiği yer, koşullar ve muhatapları, dinleyici kitlesi ve bu kitleyi harekete geçirme potansiyeli bulunmadığı gibi atılan sloganların verilen mahkumiyet hükmü üzerine duyulan öfke sonucu söylendiği ve bu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği' belirtilmiştir. Bu durum, eylemin 'anlık bir tepki' niteliğinde olması ve 'kamu düzeni için açık ve yakın bir tehlike' yaratmaması nedeniyle, TMK 7/2'de aranan propaganda suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Yargılamanın ciddiyeti ve sınırlı dinleyici kitlesi, eylemin kitlesel bir propaganda etkisinden uzak olduğunu göstermiştir. (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Madde 7/2; Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/937 K.; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/propaganda-suçu-cezasi-nedir.html)