Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/18677 E., 2014/9816 K. sayılı kararında, 'kardeşler arasında işlenen mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarında' TCK m. 167/1 veya 167/2 maddelerinin uygulanması neden tartışma konusu olmuştur? Bu maddelerin uygulama koşulları nelerdir?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/18677 E., 2014/9816 K. sayılı kararında, sanık ile katılanların kardeş olması nedeniyle TCK m. 167 (Malvarlığına Karşı Suçlarda Şahsi Cezasızlık Sebebi veya Cezayı Azaltan Şahsi Sebep) maddelerinin tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Bu maddelerin uygulama koşulları şunlardır: TCK m. 167/1: Yağma ve nitelikli hırsızlık dışındaki malvarlığı suçlarının, 'haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun, bu sıfatı taşıyan evlat edinme ilişkisiyle kurulmuş hısımlığın veya ikinci derece dâhil kan hısımlarının' zararına işlenmesi halinde 'ceza verilmez'. Burada önemli olan, fail ile mağdur arasında belirli bir yakınlık derecesindeki hısımlık ilişkisi ve 'aynı konutta oturma' şartının bulunup bulunmadığıdır. TCK m. 167/2: Eğer bu suçlar, 'aynı konutta birlikte yaşamayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının' zararına işlenirse, 'şikayet üzerine' kovuşturma yapılır ve 'verilecek ceza yarı oranında indirilir'. Kararda, sanık ve katılanların kardeş olduğu belirtildiğinden, eğer aynı konutta oturuyorlarsa TCK 167/1 uyarınca ceza verilmemesi, aksi halde ise TCK 167/2 uyarınca şikayete bağlılık ve cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmediği için bozma kararı verilmiştir. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 167; Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2013/18677 E., 2014/9816 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-154-hakki-olmayan-yere-tecavuz-sucu.html)