Yargıtay içtihatlarında, 'hırsızlık olayına karışan şahısların resimlerinden sanıkları teşhis eden müştekinin, yargılama aşamasında beyanının alınmaması ve yüzleştirme yapılmaması' durumunda hüküm nasıl değerlendirilmektedir?
Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/16056 E., 2017/3592 K. sayılı kararına göre, bu durum 'eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi' olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni sayılmıştır. Kararda, 'görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan müştekinin dinlenmesi, sanıklar ile yüzleştirilerek teşhis işleminin yüz yüze yapılması, mümkün olmadığı takdirde ise sanıkların teşhise elverişli fotoğraflarının temin edilip müştekiye gösterilmek suretiyle teşhis işlemi yapıldıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi' gerektiği belirtilmiştir. CMK'nın 233, 234 ve 235. maddeleri uyarınca mağdur ve şikayetçinin dinlenmesi ve haklarının sağlanması esastır. Güçlü bir delil olan teşhisin, usulüne uygun olarak yargılama aşamasında tekrarlanmaması veya beyanların alınmaması, adil yargılanma hakkı ve delillerin tam olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırılık teşkil eder. (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Madde 233, 234, 235; Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2015/16056 E., 2017/3592 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-233-sucun-magduru-ile-sikayetcinin-cagirilmasi.html)