Yargıtay içtihatlarına göre, 'bir suçta kullanılan silahın elverişliliği' ve 'yakın mesafeden yapılan atışlar' kasten öldürme suçunda failin kastının doğrudan öldürmeye yönelik olduğunu nasıl gösterir? Mağdurun isabet alması ve hayati tehlike geçirmesinin önemi nedir?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 27/02/2019 T., 2018/4382 E., 2019/1176 K. sayılı kararına göre, sanığın pencere önünde gördüğü mağdura av tüfeği ile 'yakın mesafeden yapılan etkili atışlar sonucunda mağdurun hayati bölgelerinden isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu' ve 'yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı' olayda, sanığın bu duruma rağmen ateş ederek 'eyleminin sonucunu bilerek ve isteyerek hareket ettiği' kabul edilmiştir. Ayrıca, tanığın 'hepinizin kökünü kazıyacağım' şeklindeki ifadesiyle bu mağdura karşı da öldürme kastıyla ateş ettiğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, 'kastın bölünmeyerek' her iki mağdura da öldürme kastıyla ateş ettiği ve eylemin 'kardeşe yönelik kasten öldürmeye teşebbüs' olarak vasıflandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Silahın öldürmeye elverişliliği, atış mesafesi ve darbe yerinin hayati önemi, failin doğrudan öldürme kastıyla hareket ettiğini gösteren güçlü emarelerdir. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 81, 35; Yargıtay 1. CD, 27/02/2019 T., 2018/4382 E., 2019/1176 K.; or.av.tr/kasten-oldurme-suçu-tck-m-81-82-ve-83/)