Yargıtay içtihatlarında, 'örgüt lehine ifadeler içeren pankart taşıma' veya 'şiddete başvurmadan slogan atılması' eylemleri, terör örgütü propagandası suçunu oluşturur mu? Bu tür eylemlerin ifade özgürlüğü sınırları içerisindeki değerlendirilmesinde hangi kriterler kullanılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #287165

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/2304 K. ve 2015/3568 K. sayılı kararları gibi içtihatlara göre, örgüt lehine ifadeler içeren pankart taşıma veya şiddete başvurmadan slogan atma eylemleri, her durumda terör örgütü propagandası suçunu oluşturmaz. Kararlarda, fiilin 'terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmadığı' ve 'korunan değerler bakımından yakın ve açık bir tehlike de oluşturmadığı' durumlarda, bu eylemlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İfade özgürlüğü, sadece zararsız fikirleri değil, aynı zamanda saldırgan, şok eden veya rahatsızlık veren fikirleri de kapsar. Önemli olan, mesajın 'şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici ya da silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde' olup olmadığıdır. Eğer eylem şiddete başvurmadan ve herhangi bir şiddet çağrısı içermeden sona ererse, suçun unsurları oluşmayabilir. (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Madde 7/2; Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2015/2304 K., 2015/3568 K.; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/propaganda-suçu-cezasi-nedir.html)