Yargıtay içtihatlarında, 'bir trafik kazasında bacağındaki ana damarın yaralanması suretiyle kan kaybından ölme' gibi olaylar, 'kasten öldürme' kastıyla mı yoksa 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' (TCK m. 87/4) kapsamında mı değerlendirilmektedir? Bu ayrımın yapıldığı temel kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #287154

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 26/11/2019 T., 2019/3575 E., 2019/5202 K. sayılı kararı, bu tür olaylarda kastın tespiti açısından belirleyici kriterleri ortaya koyar. Somut olayda sanığın, babasına ait tüfekle maktulün sağ bacağının diz kapağının üst kısmına ateş ederek femoral arter yaralanması sonucu aşırı kan kaybından ölümüne neden olduğu olayda, mahkeme ilk olarak bu eylemi 'olası kastla nitelikli adam öldürme' olarak vasıflandırmıştır. Ancak Yargıtay, av tüfeğiyle bacak bölgesine dahi olsa yakın atış mesafesinde yapılan atışın, bacaktaki tüm vücudu besleyen damar sisteminin yaralanmasının mutlak ve dolayısıyla aşırı kan kaybından ölüm neticesi meydana gelmesinin kesin olduğunu belirterek, sanığın eylemine bağlı kastının doğrudan öldürmeye yönelik olduğu sonucuna varmıştır. Bu durumda 'suç vasfında yanılgıya düşülerek' olası kastla hüküm kurulması bozma nedeni olmuştur. Ayrım, failin başlangıçtaki niyeti (öldürme kastı mı, yaralama kastı mı) ve eylemin ölüm sonucunu ne denli kaçınılmaz kıldığına göre yapılır. Eğer hayati bir damar sistemi hedef alınıyorsa ve bu durum ölüme kesin olarak yol açıyorsa, kastın öldürmeye yönelik olduğu kabul edilir. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 81, 87/4; Yargıtay 1. CD, 26/11/2019 T., 2019/3575 E., 2019/5202 K.; or.av.tr/kasten-oldurme-suçu-tck-m-81-82-ve-83/)