Türk Ceza Kanunu'nun 40. maddesinde düzenlenen 'bağlılık kuralı' (iştirak hükümlerindeki bağımlılık) kasten öldürme suçlarında nasıl uygulanır? Özellikle 'azmettirme' durumunda failin ve şeriklerin sorumluluğunun tespiti açısından önemini açıklayınız.
TCK m. 40'ta düzenlenen bağlılık kuralı, iştirak hükümlerinin (suçun işlenmesine katılan diğer kişilerin sorumluluğunun) belirlenmesinde, şeriklerin (azmettiren, yardım eden) suçla irtibatlarının failin şahsına ve işlediği fiile bağlılık arz ettiğini ifade eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/09/2022 tarih ve 2022/42 E., 2022/574 K. sayılı ilamı uyarınca, eylemin nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturup oluşturmadığının 'faile göre belirlenmesi gerektiği' belirtilmiştir. Yani, asıl failin eyleminin hukuki niteliği (basit veya nitelikli), suça iştirak edenlerin sorumluluğunu da belirler. Örneğin, hakkında mahkumiyet hükmü kesinleşen failin kasten öldürme suçu TCK m. 81/1 (basit hal) uyarınca cezalandırılmışsa, azmettiren de TCK m. 38/1, 81/1 maddeleri uyarınca 'azmettiren sıfatıyla kasten öldürme' suçundan cezalandırılmalıdır. Failin basit kasten öldürme suçundan mahkumiyetine rağmen, azmettirenin nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması (örn. TCK m. 82/1-d) bağlılık kuralına yanlış anlam vermek ve suç niteliğinde yanılgıya düşmek anlamına gelir ve bozma nedenidir (Yargıtay 1. CD, 03/11/2022 T., 2022/7644 E., 2022/8566 K.). (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 38/1, 40, 81/1, 82/1-d; Yargıtay CGK, 22.09.2022 T., 2022/42 E., 2022/574 K.; Yargıtay 1. CD, 03/11/2022 T., 2022/7644 E., 2022/8566 K.; or.av.tr/kasten-oldurme-sucu-tck-m-81-82-ve-83/)