Yargıtay içtihatlarına göre, 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçunda (TCK m. 35) 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre ceza tayin edilmesi' ilkesi nasıl uygulanır? Özellikle mağdurun isabet almaması veya hayati tehlike geçirmemesi durumunda ceza belirlenmesindeki farklılıkları açıklayınız.
TCK m. 35, suça teşebbüs halinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezada indirim yapılacağını düzenler. Yargıtay, kasten öldürmeye teşebbüs suçunda ceza miktarını belirlerken bu ilkeyi gözetir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/1565 E., 2018/1059 K. sayılı kararı, mağdurun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiğini vurgulamıştır. Mağdur hiç isabet almazsa veya hayati tehlike geçirmemişse, alt sınırdan (9 yıl) veya buna yakın bir ceza tayini gerekebilir (Y1.CD, 2018/4382 E., 2019/1176 K.; Y1.CD, 2017/3259 E., 2019/4368 K.). Ancak, isabet varsa ve özellikle hayati bölgeye isabet etmiş veya hayati tehlike oluşmuşsa, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir (Y1.CD, 2019/1060 E., 2019/3071 K.). Bu, somut olayın özelliklerine göre tehlikenin ve zararın derecesinin titizlikle değerlendirilmesini gerektiren bir ilkedir. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 35; Yargıtay 1. CD, 2017/1565 E., 2018/1059 K., 2018/4382 E., 2019/1176 K., 2017/3259 E., 2019/4368 K., 2019/1060 E., 2019/3071 K.; or.av.tr/kasten-oldurme-sucu-tck-m-81-82-ve-83/)