TCK m. 154 kapsamında 'Mücavir Alan' sınırları içerisinde işlenen 'Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu' veya 'İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu' (TCK m. 184/4) hakkında Yargıtay'ın farklı görüşlerini karşılaştırarak değerlendiriniz.
TCK m. 154/2, 'köy tüzel kişiliğine ait' yerleri suçun konusu yaparken, TCK m. 184/4 'imar kirliliğine neden olma' suçu için taşınmazın 'belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi olması' şartını arar. 'Mücavir alan' kavramı, İmar Kanunu'na (İK m. 5) göre 'imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş alanlardır.' Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/8261 E., 2014/8492 K. sayılı kararı ve karşı oy yazısında bu konu tartışılmıştır. Çoğunluk görüşü, TCK 154/2'deki suçun köy mülki sınırlarına ilişkin olduğunu ve belediye sınırları veya mücavir alanlarda oluşmayacağını belirtirken, TCK 184/4 için 'mücavir alanın' özel imar rejimine tabi olup olmadığı belirlenmeden hüküm tesisini eksik bulmuştur. Karşı oy yazısı ise, 'mücavir alan'ın imar bakımından belediye sınırıyla eşitlendiğini, belediyelerin bu alanlarda denetim ve yetki sahibi olduğunu, dolayısıyla mücavir alanda yapılan ruhsatsız binaların da imar kirliliği suçunu oluşturması gerektiğini savunmuştur. Bu görüş ayrılığı, mücavir alanların idari ve hukuki statüsünün yorumlanmasındaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 154/2, 184/4; Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2014/8261 E., 2014/8492 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-154-hakki-olmayan-yere-tecavuz-sucu.html)