TCK m. 154'te düzenlenen 'Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu'nun zincirleme suç hükümleri (TCK m. 43/1) kapsamında değerlendirilmesinde, Yargıtay'ın 'hukuki ve fiili kesinti' kavramını nasıl yorumladığını örneklerle açıklayınız.
TCK m. 154'te düzenlenen Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu, devamlılığı gerektiren suçlardan olup, hukuki veya fiili kesintiye kadar devam etmektedir. Suçun zincirleme olarak işlenip işlenmediği, 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında' farklı tarihlerde veya farklı parsellere gerçekleştirilen eylemlerin arasında 'hukuki ve fiili kesinti' olup olmadığına göre belirlenir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2013/10994 E., 2013/6493 K. sayılı kararı, aynı mağdura karşı aynı karar altında değişik zamanlarda birden fazla suç işlenmesi halinde TCK m. 43/1'in uygulanacağını belirtir. Farklı mera parsellerine veya aynı parselin değişik kısımlarına yapılan tecavüzün 'aynı zamanda ve aynı karar altında' olması halinde tek suç oluşurken, 'farklı zamanlarda farklı parsellere veya aynı parselin değişik bölümlerine' tecavüzde bulunulması halinde, suçun kısa zaman aralığında aynı karar altında işlenmesinde zincirleme suç hükümleri, aksi halde ise iki ayrı suçun oluşacağı gözetilmelidir. Hukuki kesinti iddianame tarihi veya men kararı gibi idari işlemlerle oluşabilirken, fiili kesinti tecavüzün sona ermesi veya ara verilmesiyle gerçekleşir. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 154, 43/1; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2013/10994 E., 2013/6493 K., 2014/3064 E., 2014/16510 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-154-hakki-olmayan-yere-tecavuz-sucu.html)