Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/3 maddesinde düzenlenen 'Kimliğin Gizlenmesi Amacıyla Yüzünü Kapatma Suretiyle Propaganda Suçu'nun oluşabilmesi için hangi şartlar aranır? 6352 sayılı Kanun'un ertelemeye ilişkin geçici maddesi bu suç bakımından nasıl bir istisna getirmiştir?
TMK 7/3 maddesi, terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzün tamamen veya kısmen kapatılması halinde bu nitelikli propaganda suçunun oluşacağını düzenler. Bu suçun oluşabilmesi için failin yüzünü kapatması, kimliğinin gizlenmesini ve tanınmamasını sağlayacak derecede olmalıdır; failin kimliği tespit edilebiliyorsa suçun bu nitelikli hali oluşmaz. Örneğin, havanın soğuk olması nedeniyle atkı ile yüzün bir kısmının kapatılması, kimliği gizleme amacı taşımıyorsa bu suçu oluşturmayabilir. 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi, 31/12/2011 tarihine kadar işlenen silahlı örgüt propagandası suçları için soruşturma veya kovuşturmanın ertelenmesini ya da kesinleşmiş hükmün infazının ertelenmesini öngörürken, TMK 7/3 maddesinde düzenlenen 'kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün tamamen veya kısmen kapatılması' suretiyle işlenen propaganda fiilleri bu erteleme hükmünün kapsamı dışında tutulmuştur. Bu durum, yasa koyucunun bu eylemi daha ciddi bir nitelikli hal olarak gördüğünü göstermektedir. (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Madde 7/3; 6352 sayılı Kanun, Geçici Madde 1; Yargıtay CGK, 2017/132 K.; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/propaganda-sucu-cezasi-nedir.html)