Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 233. maddesi uyarınca mağdur ve şikayetçinin kovuşturma evresindeki hakları nelerdir ve bu hakların ihlali yargılamayı nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #287058

CMK'nın 233. maddesinin 1. fıkrasına göre, mağdur ile şikayetçi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı/hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp dinlenir. Kovuşturma evresine geçildiğinde çağrı kâğıdına iddianame eklenir. CMK m. 234/1-b bendine göre mağdur ve şikayetçinin kovuşturma evresinde sahip olduğu haklar şunlardır: duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tutanak ve belgelerden örnek isteme, tanıkların davetini isteme, vekili bulunmaması halinde (cinsel saldırı veya alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda) avukat görevlendirilmesini isteme, ve davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma. Yargıtay içtihatlarına göre, bu hakların, özellikle 'duruşmadan haberdar edilme' hakkının usulüne uygun şekilde kullandırılmaması (örneğin tebligat yapılmaması) kanuna aykırılık teşkil eder ve bu durum bozma nedeni olabilir. (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Madde 233/1, 234/1-b; Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2018/1284 E., 2018/3092 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-233-sucun-magduru-ile-sikayetcinin-cagirilmasi.html)