Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/3916 E. sayılı kararında, çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan bir davada, sanığın savunması ile bilirkişi raporu arasında bir çelişki olması durumunda mahkemenin ne yapması gerektiği ima edilmektedir?
Kararda, sanığın 'ben molozları döktürmedim, muhtar döktürdü, ben sadece oradan geçiyordum' şeklindeki savunmasına karşılık, bilirkişi raporunda hafriyatın kirletici nitelikte olduğunun belirtilmesi, olayın maddi yönünü aydınlatsa da, failin kim olduğu konusunda bir çelişki olduğunu göstermektedir. Kararda, 'sanığın şirket bünyesinde görevinin açıkça tespitinin sağlanması suretiyle sanığın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı araştırılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması' eleştirilmiştir. Bu, mahkemenin sadece bilirkişi raporuyla yetinmemesi, sanığın savunmasını da araştırması, şirket kayıtlarını getirtmesi, tanıkları (örneğin muhtarı) dinlemesi ve failin kim olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit etmesi gerektiğini ima etmektedir. Yani, deliller arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemez.