Terör örgütü propagandası suçunu işlediği iddiasıyla yargılanan bir sanığın, suça konu sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını savunması durumunda, mahkemenin yapması gereken usuli işlemler nelerdir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1951 E. ve 2017/1032 E. sayılı kararlarına göre, sanığın inkarda bulunması halinde mahkeme, sadece sanığın isminin geçiyor olmasına dayanarak mahkumiyet kararı veremez. Mahkemenin, maddi gerçeği ortaya çıkarmak için şu araştırmaları yapması gerekir: 1) Facebook, Twitter gibi ilgili sosyal medya platformunun merkezinin bulunduğu ülkedeki adli makamlardan, istinabe yoluyla, suça konu hesabın kim tarafından, hangi e-posta adresiyle ve ne zaman oluşturulduğunu sorması. 2) Bu e-posta adresine ve hesaba hangi IP (İnternet Protokolü) numaralarından erişim sağlandığının tespit edilmesi. 3) Tespit edilen IP numaralarının ait olduğu internet sağlayıcılarından (Türk Telekom, Turkcell vb.) bu IP'lerin o tarihte kime tahsisli olduğunun sorulması. Bu araştırmalar yapılmadan, savunmanın aksini ispatlayan kesin ve inandırıcı deliller elde edilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, eksik araştırma nedeniyle bozma nedenidir.