Kasten öldürme suçunda, fail ile maktul arasında önceye dayalı bir husumetin bulunmaması, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs yerine TCK m. 87/4 (kasten yaralama sonucu ölüm) olarak nitelendirilmesi için tek başına yeterli bir kriter midir? Yargıtay uygulamasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #286681

Hayır, tek başına yeterli bir kriter değildir. Yargıtay, kastın belirlenmesinde birçok objektif kriteri (kullanılan silah, darbe sayısı, yaranın yeri vb.) bir bütün olarak değerlendirir. Husumetin olmaması, yaralama kastına işaret edebilecek önemli bir emare olmakla birlikte, diğer kriterler öldürme kastını gösteriyorsa (örneğin, yakın mesafeden kalbe bıçak saplanması), husumetin yokluğu tek başına suçun vasfını değiştirmeye yetmez. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/1501 E. sayılı kararında da, maktulle sanıklar arasında husumet bulunmamasına rağmen, eylemin niteliği (kafa bölgesine kafa ve jopla vurma) nedeniyle olayın kasten yaralama sonucu ölüm olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla husumet, tek başına değil, diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir unsurdur.