Sanığın, kendisinden boşanmak isteyen eşini, 'Seni de kendimi de öldürürüm' dedikten sonra tabancayla bir el ateş ederek bacağından yaralaması ve eylemine devam etmemesi durumunda, eylem kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa TCK m. 87/4 kapsamında kasten yaralama sonucu (olası) ölüm mü olarak değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu tür olaylardaki genel yaklaşımını açıklayınız.
Bu durumda eylemin 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak nitelendirilmesi daha olasıdır. Yargıtay'ın kastı belirleme kriterleri arasında fail ile mağdur arasındaki husumet ve failin sözleri de yer alır. 'Seni de kendimi de öldürürüm' şeklindeki bir ifade, açıkça öldürme kastını ortaya koymaktadır. Failin eylemine tek bir atışla son vermesi, kastın yaralamaya yönelik olduğunu tek başına göstermez; çünkü bu durum mağdurun veya çevrenin tepkisi, panik gibi bir engelleyici sebepten de kaynaklanabilir. Öldürme kastı açıkça beyan edildikten ve öldürmeye elverişli bir aletle ateş edildikten sonra, yaranın niteliği (hayati olup olmaması) teşebbüs suçunun cezasının belirlenmesinde (TCK m. 35) rol oynar, ancak kastın niteliğini tek başına değiştirmez. TCK m. 87/4'ün uygulanması için failin kastının net bir şekilde yaralamaya yönelik olması gerekir ki, bu olayda ölüm tehdidi bu olasılığı zayıflatmaktadır.